Selçuk Üniversitesi Taciz İddiası Üzerine Resmi Açıklama Yaptı

Selçuk Üniversitesi taciz iddiası üzerine resmi internet sitesinde açıklama yaptı.

Selçuk Üniversitesi Taciz İddiası

Selçuk Üniversitesi resmi internet sitesi duyurusu;

Selçuk Üniversitesi Taciz İddiası Üzerine Resmi Açıklama Yaptı

Son günlerde bazı basın organları ile sosyal medyada çıkan, Selçuk Üniversitesinin ve toplumumuzun etiğiyle uyuşmayan haberler üzerine kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir basın açıklaması gerekli görülmüştür. Üniversitemizde görevli iki öğretim üyesi arasında yaşandığı iddia edilen olay, savcılığa intikal etmiş olup Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü tarafından da ivedi bir şekilde konuyla ilgili idari soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda, idari soruşturmanın selameti açısından, bahsi geçen iki öğretim üyesi görevden uzaklaştırılmış olup konunun hukuki süreci devam etmektedir. Selçuk Üniversitesi Yönetimi olarak konunun takipçisi olacağımızı belirtir, resmî merciler dışındaki açıklamaların ciddiye alınmamasını rica ederiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Selçuk Üniversitesi Taciz Skandalı İki Öğretim Görevlisi Arasında Geçtiği İddia Ediliyor

Selçuk Üniversitesi iki öğretim görevlisi arasında geçen olay savcılığa intikal ettirilmiş. Rektörlük konu hakkında ivedi şekilde idari soruşturma açmış. Bahsi geçen kişilerin ise görevden uzaklaştırıldığı belirtiliyor, hukuki süreç ise hala devam ediyor.

Öğretim üyesi Ö.H., mart ayında Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek aynı fakültede görevli Prof. Dr. H.S.Ç. hakkında ‘tehdit, şantaj ve tecavüz’ suçlamasıyla, suç duyurusunda bulundu.

Selçuk Üniversitesi öğretim üyesi Ö.H. 2016 yılı Mart ayında başından geçen olayları şu sözlerle anlattı;

“Selçuk Üniversitesinde akademisyen olarak görev yapmaktayım. H.S.Ç.’yi 20 yıldır tanırım. Aynı zamanda da meslektaşım olur. 2016 yılının Mart ayında duygusal anlamda bir yakınlaşmamız oldu. Daha sonra da kendisinden ayrılmaya karar verdim. H.S.Ç. bunu kabul etmedi. Elindeki fotoğraf ve videolarımı aileme, iş arkadaşlarıma ve tüm tanıdığım kişilere göndereceğini belirterek, tehdit ve şantajda bulundu.

Bu tehdit ve şantajlara boyun eğerek H.S.Ç. ile olan ilişkimi devam ettirmek durumunda kaldım. 2016 Kasım ayında kongre için gittiğimiz Antalya’da kaldığımız otelde, 2017 Mayıs ayında Bursa’da katıldığımız bir kongre için kaldığımız otelde ve 2017 Temmuz ayında makam odasında olmak üzere toplamda 3 kez bana tecavüz etti. 2018 yılı Mayıs ayı içerisinde ilişkimi tamamen bitirdim. Ancak H.S.Ç. sürekli cep telefonundan arayarak, mesaj atarak, tehdit, hakaret ve şantajda bulunmaya devam etti. 2018 yılında eşimden de boşandım. Son olarak 2020 yılının Şubat ayında arayıp mesaj atmıştı. Bu zamana kadar korktuğum ve utandığım için polise gidemedim” dedi. 

Cumhuriyet Başsavcılığı’na avukatıyla birlikte savunma veren Prof. H.S.Ç ise;

“Ö.H. ile sınıf arkadaşıydım. Beraber mezun olduk. Fakültede dekan yardımcısı olduktan sonra Ö.H. benim odama daha sık gelmeye başladı. Daha önce de görüştüğüm, samimi bir arkadaşım olduğu için bu durumu normal karşıladım. 2016 yılının Mart ayına kadar yakınlaşmamız devam etti. Bu yakınlaşma zaman içerisinde duygusal birlikteliğe dönüştü. Kendisi bana birinci dünyanın kendi ailesi, ikinci dünyanın benim ailem olduğunu ve ikimizin yer aldığı üçüncü bir dünyamız olmasını istediğini söyledi. Bunun uygun olmayacağını birçok kez kendisine söylememe rağmen onun isteği ve ısrarı üzerine aramızda karşılıklı duygusal ilişki başladı. İlişkimiz belirli aralıklarla 2018 yılının Mayıs ayına kadar devam etti. Bu süreçte yardımcı doçent kadrosunun ilan edilmesi ve dosyanın hazırlanması noktasında benden talepleri oldu.”

Bu süreçte benim de hukuki çerçevedeki yardımlarımla yardımcı doçent kadrosuna atandı. Yardımcı doçentliğe ataması yapıldıktan sonra sıra, doçentliğe gelmişti. Eğer kendisine doçentliğe başvurması konusunda yardımcı olmazsam aramızda olanları eşime ve arkadaşlarıma anlatmakla tehdit etti. Bu tehditler neticesinde ve kendisine olan duygusal zaafım sonucunda kendimi, istekleri doğrultusunda çocuklarımdan ve eşimden ilgimi keserek, doçentliğe başvuru yapması için yayın yapmaya ve o yayınları dergilerde erken yayınlatmak için ikili ilişkilerimi kullanmaya adamıştım. Cebimden para ödeyerek, dergilerde ortak yayın yaptık. Tamamına yakınını bana hazırlattığı doçentlik başvurusunu, 2017 Aralık ayında yaptık. Karşılıklı olarak görüşmeme kararı aldık. Ayrılmalarımızda karşılıklı birbirimize hakaret, küfür, aşağılayıcı mesajlar gönderilmiştir. Tartışmaların tamamı karşılıklıdır. Böyle alçak bir kumpasa düşürüldüğüm için büyük bir pişmanlık duyuyorum. Bir kimseye cinsel saldırıda, rızası dışında bir görüşmede, tehdit ve şantaj eyleminde olmadım. Ö.H.’den şikayetçiyim” dedi.

Olayla alakalı soruşturma Cumhuriyet Savcılığı tarafından sürdürüldüğü belirtildi.

Kaynak: NTV

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.