Lozan Barış Antlaşması Zafer Mi? Yoksa Bir Hezimet Mi?

Lozan barış antlaşması 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmıştır. Peki bu antlaşmanın tarihimiz için önemi nedir? Bu antlaşma sayesinde neler kazandık neler kaybettik? Lozan olmasaydı ne olurdu gibi soruların yanıtlarını bu yazımızda cevaplayacağız.

Lozan Barış Antlaşması Zafer Mi? Yoksa Bir Hezimet Mi?

Öncelikle Lozan Barış Antlaşmasına gelmeden önce ülkemizin haline bir göz atalım.

Bildiğimiz üzere I. Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı Devletinin de yer aldığı İttifak devletleri bu savaşı kaybetti. Osmanlı Devleti ile İtilaf devletleri arasında 30 Ekim 1918’de Mondros ateşkes antlaşması imzalanmıştır. (Mondros ateşkes antlaşmasının da önemli maddelerini aşağıda vereceğim.) İtilaf devletleri, savaşı kaybeden ittifak devletleri için barış antlaşmasının şartlarını hazırlamak için 18 Ocak 1919’da adına Paris Barış Konferansı dediğimiz konferansı düzenledi. Bu konferans sonucunda Osmanlı Devleti hariç ittifak devletleri ile barış antlaşması hazırlanmıştır. Osmanlı Devletinin topraklarını düzgün bir şekilde paylaşabilmek için bir süre bekleyen itilaf devletleri, sessizliğini 18 Nisan 1920 tarihinde İtalya’nın San Remo kentinde düzenledikleri San Remo Konferansı ile bozmuştur. San Remo Konferansı 18-26 Nisan 1920 tarihlerinde düzenlenmiş ve sonucunda Osmanlı Devleti’ne zorla dayatılacak olan Sevr Barış Antlaşması ortaya çıkmıştır.

Mondros ateşkes antlaşmasının sonuçları neler olmuştur maddeleri nelerdir?

Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı Devleti ile itilaf devletleri arasında yapılmıştır. En önemli maddeleri şunlardır:

  1. Madde 5) Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu derhal terhis edilecektir.
  2. Madde 7) İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır.
  3. Madde 12) Hükumet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi, İtilaf Devletlerine geçecektir.
  4. Madde 24) Altı vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, vilayetlerin herhangi bir kısmının işgali hakkını İtilaf Devletleri haiz bulunacaktır.
Lozan Barış Antlaşması Zafer Mi Yoksa Bir Hezimet Mi
Mondros Ateşkes Antlaşmasının 7. Maddesi Uygulanmaya Başlandıktan Sonra ülkenin Son Durumu

Bu maddeler Mondros mütarekesinin içinden alınmış olup bu maddeler gibi daha birçok ağır maddeler bu ateşkes antlaşmasının içinde mevcuttur. Mondros mütarekesi adeta Sevr Barış antlaşmasının ön hazırlığı niteliğinde olmuştur. Bu ateşkes sonucunda Osmanlı Devleti’nin toprakları hiçbir gerekçe gösterilmeden işgal edilmeye başlanmıştır. Nitekim itilaf devletleri tarafından İstanbul’un işgal edilmeyeceği yönünde söz verilmişse de 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul’da işgal edilmiştir.

Mondros Böyle İse Sevr Barış Antlaşması Nasıldır?

Sevr Barış Antlaşması, Mondros mütarekesinden kat ve kat daha ağır bir antlaşmaydı. İsterseniz hemen maddelerine bakalım ve karşılaştırmasını siz yapın.

Sınırlar ile ilgili maddeler:

(Madde 27-36): Edirne ve Kırklareli dahil olmak üzere Trakya’nın büyük bölümü Yunanistan’a; Ceyhan, Antep, Urfa, Mardin ve Cizre kent merkezleri Suriye’ye (Fransız Mandası); Musul vilayeti en kuzeydeki kazası İmadiye dahil tamamen El Cezire’ye (Birleşik Krallık Mezopotamya Mandası, sonradan Irak) İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacaktır.

Boğazlar maddesi:

(Madde 37-61): İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi silahtan arındırılacak, savaş ve barış zamanında bütün devletlerin gemilerine açık olacak; Boğazlar’da deniz trafiği içinde Osmanlı İmparatorluğu’nun bulunmadığı on ülkeden oluşan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek; komisyon gerekli gördüğü zaman Müttefik Devletler’in donanmalarını yardıma çağırabilecek.

Kürt bölgesi:

(Madde 62-64): İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat’ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti’ne bağımsızlık için başvurabilecek.

Ermenistan:

(madde 88-93): Osmanlı, Ermenistan Cumhuriyeti’ni tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek (ABD Başkanı Wilson 22 Kasım 1920’de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan’a verdi.)

Askeri konular:

(madde 152-207): Osmanlı İmparatorluğunun askeri kuvveti, 35.000’i Jandarma, 15.000’i özel birlik, 700 kadarı padişahın yanındaki güvenlik birliği olmak üzere 50.700 kişiyle sınırlı olacak ve ağır silahları bulunmayacaktı. Türk donanması tasfiye edilecek, Marmara Bölgesinde askeri tesis bulunduramayacak, askerlik gönüllü ve paralı olacak, azınlıklar orduya katılabilecek, ordu ve jandarma Müttefik Kontrol Komisyonu tarafından denetlenecek.

Kapitülasyonlar: (madde 260-268): Osmanlı’nın 1914’de tek taraflı olarak feshettiği kapitülasyonlar müttefik devletler vatandaşları lehine yeniden kurulacak;

Lozan Barış Antlaşması Zafer Mi Yoksa Bir Hezimet Mi
Sevr Barış Antlaşmasına Göre Belirlenen Sınırlarımız

Bu maddeler gibi devam eden Sevr antlaşmasını, dönemin padişahı Sultan Vahdettin ve dönemin hükumeti Damat Ferit Paşa hükumeti bu antlaşmayı ne yazık ki kabul etmiştir. Fakat Osmanlı anayasasına göre yapılan antlaşmalar Osmanlı meclisinde oylanıp kabul edilmesi gerekmekteydi. Ve o dönem kapalı olan mecliste bu antlaşma oylanmadığı için Sevr antlaşması ölü bir antlaşma olarak doğmuş ve geçerli olmamıştır.

Mustafa Kemal Atatürk tarafından başlatılan milli mücadele dönemi onca savaş sonucunda Büyük Taarruz ile silahlı mücadele son bulmuş düşman yurttan atılmıştır.

Şimdi Gelelim Meşhur Şoruya Lozan Bir Zafer Mi? Yoksa Bir Hezimet Mi?

Türkiye Cumhuriyetinin tapusu olan Lozan Barış antlaşması sırasında elbette bazı tavizler verilmiştir. Bunu her tarihçi kabul eder. Fakat biz bu tavizleri neden verdik gelin biraz onları inceleyelim:

  1. 1800’lü yıllardan beri savaşan halk artık çok yorulmuştur. Elde ne para kalmıştır ne de savaşacak insan gücü. Hal böyle olunca yeni bir savaş kaldırmak mümkün değildir.
  2. Karşınızda sizden çok güçlü devletler bulunmaktadır. Evet milli mücadele de hepsini yendik ama Lozan da anlaşamamak demek savaşın devam etmesi demektir.
  3. Misak-ı Milli sınırlarımızdan maalesef ki tavizler verdik çünkü Anadolu’dan başka bir yurdumuz yok! Hal böyle olunca ana karamızı korumamız gerekti ve üzülerek diğer vatan topraklarından tavizler verdik.

Gibi sebepleri bir hayli sıralayabiliriz. Şimdi gelelim Lozan antlaşmasının maddelerine:

Kapitülasyonlar: Tamamen kaldırılmıştır.

Savaş Tazminatı: İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı nedeniyle istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Türkiye, tamirat bedeli olarak Yunanistan’dan 4 milyon altın talep etti ancak bu istek kabul edilmedi. Bunun üzerine 59. maddeyle Yunanistan savaş suçu işlediğini kabul etti ve Türkiye tazminat hakkından feragat etti ve sadece savaş tazminatı olarak Yunanistan, Karaağaç bölgesini verdi.

Boğazlar: Boğazlar, görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyetinin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi. Böylece Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklandı. Bu hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir.

Sınırlar: Türk-Suriye sınırı Ankara antlaşmasına göre belirlenmiştir. Türk-İran Sınırı Kasr-ı Şirin Antlaşması ile belirlenmiştir. Türk-Yunan sınırı Mudanya Ateşkes Antlaşmasında belirlenen şekliyle kabul edildi. Meriç Nehri’nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu’da yaptığı tahribata karşılık savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verildi.

Gibi maddeler ile Türk ulusu Sevr’i yırtıp atarak egemenliğini, bağımsızlığını Lozan ile kazanmıştır.

Sonuç olarak göstermiş olduğum Mondros ve Sevr antlaşmaları karşısında Lozan Antlaşması tarihimiz açısından kesin bir zafer olarak durmaktadır.

Bonus bilgi: Lozan Barış Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti var olduğu sürece devam edecektir. Süresi 100 yıllık değildir. Ayrıca madenlerimizi Lozan yüzünden kullanamıyoruz gibi saçmalıklara lütfen itibar etmeyiniz.

Lozan Barış Antlaşması Zafer Mi Yoksa Bir Hezimet Mi
Lozan Barış Antlaşmasının İmzalandığı Masa

Sosyal Medyadan Bize Ulaşmak İçin;