Bir Zamanlar Gururla Okuduğumuz “Andımız” Hikayesi!

Henüz 100 yılını tamamlamayan Türkiye Cumhuriyeti, tarihine pek çok inkılap ve yenilik sığdırdı. Konumu nedeniyle içinde birçok farklı din ve ırktan insan barındıran Türkiye’de 2013 yılına kadar her sabah ilkokullarda “Andımız” okutuldu.

Şimdilerde yetişkin olan birçok kişinin ezbere bildiği Andımız’ın yazarını ve hikayesini biliyor musunuz? İşte 1932-2013 yılları arasında her sabah okunan Andımız’ın hikayesi ve yazarı Reşit Galip

Konumu nedeniyle içinde birçok farklı din ve ırktan insan barındıran Türkiye’de 2013 yılına kadar her sabah ilkokullarda “Andımız” okutuldu. Şimdilerde yetişkin olan birçok kişinin ezbere bildiği Andımız’ın yazarını ve hikayesini biliyor musunuz? İşte 1932-2013 yılları arasında her sabah okunan Andımız’ın hikayesi ve yazarı Reşit Galip …

23 Nisan 1932’den itibaren her sabah okullarda okutulan ve 2013’te kaldırılan Andımız’ın, Danıştay’ın kararıyla tekrar okullarda okutulmaya başlanması bekleniyor.

Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberine göre Danıştay, 2013’te çıkarılan İlköğretim kurumlarından ‘Öğrenci Andı’ okutulmasına ilişkin yönetmelik maddesinin yürürlükten kaldırılmasına karar verdi. Danıştay kararı şu şekilde açıkladı: “…içeriği itibariyle milli eğitim sistemimizin temel amaç ve ilkelerini gerçekleştirmeye katkı sağlar niteliği bulunan, dayanağı kural, ilke ve kavramlarda herhangi bir değişiklik bulunmayan öğrenci andının, herhangi bir kabul edilebilir gerekçeye dayanılmaksızın kaldırılmasında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.”

Ancak Milli Eğitim Bakanlığı bu kararın ardından bir açıklama yaptı ve kararın henüz kesinleşmediğini, hukuki sürecin devam ettiğini belirtti.

“İlköğretim kurumlarından ‘Öğrenci Andı’ okutulmasına ilişkin yönetmelik maddesi, 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1’inci Maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Danıştay 8’inci Dairesi 24.04.2018 tarihinde söz konusu yönetmelik hükmünün iptaline, ilk derece mahkemesi olarak temyiz yolu açık olmak üzere karar vermiştir. Söz konusu karar henüz kesinleşmemiştir, hukuki süreç devam etmektedir.”

Bu karar ise büyük bir tartışma yarattı. Andımız’ın kaldırılması gerektiğini düşünenler kadar kaldırılmaması gerektiğine inananlar da var.Peki kaçımız Andımız’ın hikayesini ve yazarını biliyoruz?

Andımız, 23 Nisan 1933’te Türk siyasetçi ve doktor Reşit Galip tarafından yazıldı. Cumhuriyet 10. yılını doldururken 23 Nisan 1933 sabahı çocuklara okuduğu bu ant Çocuk Haftası’nın açılış konuşmasında tekrar edildi.

Bu konuşmanın ardından ise Bakanlıkça, Cumhuriyet’in 10. yılından başlayarak okullarda bu andın sürekli okunmasına karar verildi.

Andımız, 1972 ve 1997 yılında çeşitli değişikliklere uğradı. Bazı bölümleri anlamını koruyacak şekilde değiştirildi.

1933 yılında yazılan Andımız şu şekildeydi;
“Türküm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,
yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir.
Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.”

Andımız’ın yazarı Reşit Galip ise 1893’te Rodos’ta doğan, lise eğitimini İzmir’de alan ve 1911’de İstanbul Tıbbîye Mektebi’ne girerek doktor olan önemli bir isimdi.

Lise dönemlerinden beri çeşitli gazeteler çıkarmış, yazılar yazmıştı. Henüz öğrenciyken Balkan Harbi’ne katıldı ve orada yaralandı. Ardından 1. Dünya Savaşı’na katılmak için gönüllü oldu.

Çatalca ve Kafkasya Cephelerinde savaşan Galip, Erzurum’da hastalanarak geri döndü. Okulunu ise 1917’de bitirebildi. Mezun olduktan sonra fakültesinde asistan olarak çalıştı.

Ancak eğitim sistemin bazı eksikleri vardı ve Reşit Galip bunları giderilmesi için “Mekteb-i Tıbbiye” adlı bir broşür yayınladı ancak bir sonuç alamayınca istifa etti

1919’da ise köy kalkınmasına hizmet etmek amacıyla Köycüler adlı cemiyeti kurdu. Cemiyetin faaliyetlerinin yürütülebilmesi amacıyla Tavşanlı’ya yerleşmişti ancak o sırada Kurtuluş Savaşı başladı

Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kuruluş çalışmalarına katıldı. Sakarya Savaşı’ndan sonra Ankara’da Sağlık Bakanlığı Hıfz-ı Sıhha Dairesi başkanlığına getirildi. Bir süre Mersin’de serbest hekimlik yaptı

1923 yılında ise Mersin’e gelen Atatürk’ü, yaptığı konuşma ile etkiledi. 2 yıl sonra Atatürk’ün önerisiyle milletvekilliğine aday gösterildi

III. ve IV. dönemlerde de Aydın milletvekilliği yaptı ve yine Atatürk’ün isteğiyle Serbest Fırka’ya girdi. Parti kapanmadan önce ise istifa etti.

1930’da Türk Ocakları’nın Türk Tarihi Tedkik Heyeti üyeliğine seçildi. Türk Ocakları’nın kapatıldıktan sonra yerine kurulan Halkevleri’nin kurulmasında etkin rol oynadı.

Atatürk’le bazı konularda çatışmalar yaşasa da 19 Eylül 1932’de Milli Eğitim Bakanı Reşit Saydam’ın yerine bakan olarak atandı. Ardından Türk Dil Kurumu’nun başkanlığını üstlendi

Çatışma Dolmabahçe’de cumhurbaşkanının sofrasında, Reşit Galip’in Milli Eğitim Bakanı Reşit Saydam’ı eleştirmesiyle yaşanmıştı.

Birçok kişi onun adını 1933’te yazdığı ve aynı yıl 23 Nisan sabahı okuduğu Andımız ile tanıdı. Ancak Dünyanın sayılı müzeleri arasına giren Anadolu Medeniyetleri Müzesi onun bakanlığı döneminde tasarlandı

Milli müzenin yanı sıra Milli Kütüphane ile İlimler ve Sanatlar Akademisi de onun bakanlığı sırasında verilen kararlardandı.

En büyük icraatı ise modern tarzda yükseköğretim ihtiyacını karşılamayan Darülfünun’un yerine, bu ihtiyacı karşılayacak okulların kurulmasını amaçlayan Üniversite Reformu oldu

İstanbul Darülfünunu’da Reform kapsamında 150’ye yakın müderris ve müderris yardımcısının görevlerine son verildi ve yerlerine Nazi Almanyasından kaçan Alman bilim insanları getirildi. Yerine İstanbul Üniversitesi kuruldu

Üniversite, rektör ve fakülte gibi kavramlar bu dönemde oluştu. Yüksek Mühendis Mektebi 1944’te İstanbul Teknik Üniversitesi olarak yapılandı. 1946’da Ankara Üniversitesi açıldı. 1955-1957 arasında Ege Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi kuruldu. 1967’de Hacettepe Üniversitesi ve 1971’de Boğaziçi Üniversitesi kuruldu. 1973-1981 arasında Diyarbakır, Eskişehir, Adana, Sivas, Malatya, Elazığ, Samsun, Konya, Bursa ve Kayseri’de on yeni üniversite açıldı.

Bu dönemde kendisine yöneltilen eleştiriler nedeniyle 13 Temmuz 1933’te bakanlık görevinden istifa ettiği söylense de o sağlık sorunları nedeniyle ayrıldığını söyledi

Reşit Galip, bakanlıktan ayrıldıktan sonra rahatsızlığının zatürreye dönüşmesi sonucu 5 Mart 1934 günü hayatını kaybetti…

Kaynak: Biyografya, Wikizeroo

Bir cevap yazın